Cübbeli Ahmet Hoca: Eşcinseli, Travestiyi Niye Hakir Görüyorsun?

Cübbeli Ahmet Hoca adıyla bilinen Ahmet Mahmut Ünlü, geçen hafta verdiği vaazda travestilerle ilgili bir anısını  anlattı.blog Travesti leri ve eşcinselleri dışlayanların “kafir” olduğunu söyleyen Cübbeli Ahmet Hoca’nın açıklamaları, eşcinsel arasında olumlu bir şekilde karşılandı.

Cübbeli, vaazı sırasında bir taksiciyle-travesti arasında geçen diyalogdan söz etti. Taksicinin, arabaya bir travestinin bindiği görünce radyoda kendisinin verdiği vaazı kapattığını anlatan Cübbeli, travestinin ise Cübbeli’nin vaazını kapatan taksiciye “Niye kapatıyorsun, ben gavur muyum? Hem ben seviyorum bu hocayı, dinliyorum.” dediğini söyledi. Ayrıca Cübbeli Ahmet Hoca “Travesti binebilir yani ne oluyorsa, o da Allah’ın bir kulu” diyerek taksiciye tepkisini dile getirdi.

Cübbeli Ahmet Hoca konuşmasının devamında o taksiciye şu sözlerle tepki gösterdi: “İnsanları neden hakir görüyorsun kardeşim? Yarın tövbe eder seni de geçer beni de geçer. Senin benim Müslüman öleceğimiz bile belli değil.

Eşcinsel diye, travesti diye, sarhoş diye, uyuşturuculu diye, tinerci diye niye hakir görüyorsun, niye kovuyorsun, niye dışlıyorsun? Kafir olan onları dışlayandır.”

Eşcinsellerin yayın organlarından Kaos GL de Cübbeli Ahmet Hoca’nın bu sözlerine sayfalarına haber olarak taşıdı.

“Cübbeli Ahmet Hoca: Eşcinseli, Travestiyi Niye Hakir Görüyorsun?” başlığıyla haber yapan Kaos GL, “Cübbeli Ahmet Hoca adıyla bilinen vaiz Ahmet Mahmut Ünlü, geçen hafta verdiği vaazda eşcinselleri ve travestileri dışlamamak gerektiğini söyledi.” ifadelerini kullandı.

Travesti kategorisine gönderildi | ile etiketlendi | Yorumlar Kapalı

Justin Bieber eşcinsel olduğunu açıkladı

Amerikan travesti basını şu sıralar Justin Bieber'ın yaptığı açıklamalarla çalkalanıyor. Bieber erkek arkadaşıyla öpüşürken çekilmiş fotoğraflarını yayınladı ve eşcinsel olduğunu açıkladı.

Haberler.com sitesinin haberine göre Amerikan basını şu sıralar Justin Bieber'ın yaptığı açıklamalarla çalkalanıyor. Bieber  erkek arkadaşıyla öpüşürken çekilmiş fotoğraflarını yayınladı ve eşcinsel olduğunu açıkladı. Bu Haber tüm Magazin basını meşgul etti.

Kanadalı şarkıcı Justin Bieber skandallarıyla gündemden düşmüyor. En son ülkede sınır dışı edilmesi için imza toplanan Justin Bieber'in bie erkekle dudak dudağa fotoğrafları internete düştü. Bieber'in bu fotoğrafı Twitter'da herkes tarafından paylaşılması çığ gibi büyüyor. Bieber bir erkekle öpüşürken çekilen fotoğrafını kendi hesabından paylaştı ve "Yeni erkek arkadaşımla tanıştım. Ben biseksüelim, kimin ne düşündüğü umrumda değil." yazdı.  

Justin Bieber attığı Tweet'i yarım saat sonra sildi ama Haber salgın gibi yayıldı ve yalnızca yarım saat duran tweet 23 bin retweet, 24 bin favori aldı.

Travesti kategorisine gönderildi | ile etiketlendi | Yorumlar Kapalı

Ah bu travesti ve eşcinseller yok mu !

Başlık dikkatinizi mi çekti, ah bu blog travesti bu lezbiyenler deyip atıp tuttunuz mu, içinizde biriktirdiğiniz öfke kalbinizi ele geçirirken destursuzca, toplumsal önyargılarınız beyninizde yapboz misali yeni bir parça bulduğuna mı sevindi!!!

Bu sabah arkadaşımın facebook da "homofobi en hafif deyimiyle aptalca bir şey; iki reşit insanın kendi rızalarıyla seks yapmalarının seni de ilgilendirdiğini sanma aptallığı." Şeklinde paylaştığım yazının altına yorum olarak haberi paylaşmasıyla haberden!!! haberim oldu. Bugün ki birçok gazetenin bu başlıkla yaptığı haber.

Medyanın bazı politik/siyasi olaylarda sessiz kalmasını anlamasam dahi, hoş görmesem dahi; bu sessizliği meşru kılmak için zihnimin bana oyunlar oynamasına izin verebilirim. Sansür vergi ceza vs. tehditleri ile evcilleştirileceğine inanılmasa da eğitileceğine inanılan bir kaplan misali medyanın yaptırımlar ile varolma savaşına sürüklendiği ama aynı zamanda özgür olmak gibi kendi değerleri ile çatışma noktasına sokulduğu şeklinde yorumlarla durumu zihnimde meşrulaştırıp boşverebilirim. George Orwell'ın 1984 adlı distopyasından zamanlardayız der muhakeme etme, değerlendirme, duyarsız kalmama, sorumlu olma gibi benliğimi besleyen ilkelerden  medyanın desteğini almadan beslenebilirim. Tüm bunları yaparım da, bu denli temel bir toplumsal hassasiyet gerektiren bir konunun bu başlıkta servis edilmesini anlayamam. Bu noktada medyayı hoş göremem, meşru kılamam!!! Trans birey olmak ile hiçbir ilgisi olmayan bir haber bu şekilde başlığa alınamaz, alınmamalı!!! bu dışlama ve ötekileştirmenin en sinsi yoludur.

Romantik ilişkilerde, terk edilme, ilişkinin tek taraflı sonlandırıldığı bir durumdur(haberi yazana ders olsun,kendisi bihaber) ve terk edilen kişi kayıp duygusuyla baş başadır. Bu durumda sağlıklı düşünebilmesi beklenemeyebilir. elbetteki kişinin duygusal devinimleri; ne hukuki zeminde ne de toplumsal düzende,  başvurduğu fiziksel veya psikolojik şiddeti meşru kılmaz. Fakat bu durumu haber yapan muhabir nasıl olur da transeksüel olma halini öne çıkarır hele ki bizim ülkemizde!!!

Avrupa da bir çok ülke de aşılmış ve yasal zeminde temel hakları tanınmış olan eşcinsellere bizim ülkemizde bakış açısı değişken olsa da temel de aynı;  eşcinsellik toplumsal patolojinin bir biçimi olarak ele alınmakta, kendilerine akademik unvan takan bazı kesimlerce; aile yaşamının bozulmasına bireysel olarak verilen tepki olarak değerlendirilmekte çoğu kesimce de eşcinsellik tedavi gerektiren bir hastalık olarak tanımlanmaktadır.  Bu konu üzerinde sayfalarca yazı yazılır medya, toplum, hukuk, iktidar, cinsiyet,din ahlak her şey sorgulanabilir. Velhasılı kelam eşeği saldım çayıra otlaya mevlam kayıra misali haber yapmak, haberci kimliği ile dolaşmak, okuyanı amiyane bir tabirle MAL yerine koymaktır yakışmamış!!!

Travesti kategorisine gönderildi | ile etiketlendi | Yorumlar Kapalı

Travestilere özel ceza evi geliyor

Adalet Bakanlığı, halen “pembe koğuşlarda” kalan travesti , lezbiyen, gey, biseksüel ve transseksüeller (LGBT) için ayrı cezaevi yapmak için düğmeye bastı. Adalet Bakanı bekir bozdağ, farklı cinsel eğilimleri olan hükümlü ve tutukluların barındırılması için müstakil bir cezaevi yapımı için çalışma başlatıldığını açıkladı. Dünya ülkelerinin hiçbirinde örneği bulunmayan uygulama LGBT bireylerin “sosyal yaşam ortamlarından koparılıyor” eleştirilerini de beraberinde getirdi.

Önce pembe koğuş
Daha önce cinsel yönelimi farklı tutuklu ve hükümlüler için cezaevlerinde özel bir düzenleme yoktu. Suç işleyip tutuklanan veya hüküm giyen travestiler, eşcinseller cezaevine gönderildiklerinde, cezaevi yönetimleri Adalet Bakanlığı’na danışarak cezaevinde hangi bölümü koyacaklarını “telefon diplomasisi” yoluyla soruyorlardı. Sıkıntılar üzerine harekete geçen Bakanlık cezaevleri tüzüğünde değişikliğe giderek farklı cinsel eğilimde olanlar için “pembe koğuşlar” oluşturulmasının önünü açtı. Tüzüğe, “Cinsel yönelimi farklı hükümlülerin, diğerlerinden ayrı oda veya koğuşlarda kalmaları sağlanmaları” ibaresi eklendi. Böylece Türkiye genelinde cinsel yönelimi farklı hükümlü ve tutuklular konusuna kalıcı çözüm getirildi.
Farklı cinsel eğilimleri olan hükümlü ve tutukluların sorunları bu kez bir soru önergesiyle gündeme geldi. CHP Malatya Milletvekili Veli Ağbaba,  Bakan Bozdağ’ın yanıtlaması istemiyle verdiği soru önergesinde, “LGBT mahpuslarının, kendi güvenlikleri gerekçe gösterilerek diğer mahpuslarla bir araya getirilmediği bilinmektedir. Bakanlık bu sıkıntının çözümü için  bir çalışma yapacak mıdır? Yoksa LGBT bireylerinin cezaevlerindeki fiili tecrit durumlarının sürmesine göz mü yumacak” sorularını yöneltti.

‘Amaç güvenliği sağlamak’
Adalet Bakanı Bekir Bozdağ ise Ağbaba’nın soru önergesine verdiği yanıtta, uygulamanın esas amacının farklı cinsel eğilimleri olanları korumak ve güvenliklerini sağlamak olduğunu belirtti. Bakan Bozdağ, “Farklı cinsel eğilimleri olan hükümlü ve tutuklular ceza infaz kurumlarında ortak kullanım alanı ve sosyal faaliyetlere çıkarılırken diğer hükümlü ve tutuklular ile bir araya gelmeyecek şekilde planlama yapılmakta, farklı cinsel tercihleri olan hükümlü ve tutukluların barındırılması amacıyla müstakil bir ceza infaz kurumu yapımı için başlatılan proje çalışmaları devam etmektedir” dedi. LGBT bireyler için ayrı cezaevi uygulamasının dünyanın hiçbir yerinde örneği bulunmuyor.  

 

 

81 LGBT hükümlü ve tutuklu bulunuyor
Edinilen bilgilere göre, 2013 sonu itibarıyla cezaevlerinde farklı cinsel eğilimi bulunan 81 hükümlü ve tutuklu bulunuyor. Bunların suç çeşitleri ise, “22’si adam öldürme, 30’u yağma, 14’ü hırsızlık, 6’sı uyuşturucu, 3’ün cinsel saldırı, 2’si konut dokunulmazlığını ihlal, 2’si başkasına ait kredi kartını izinsiz kullanma, 1’i kamu malına zarar verme, ve 1’i ise yaralama” şeklinde
sıralanıyor. 

‘Ayrım İnsan haklarına aykırı’
Adalet Bakanlığı’nın LGBT birey için yapım aşamasında olduğu açıklanan ‘özel cezaevi’ geçtiğimiz aylarda da gündeme gelen ‘ayrımcılık’ tartışmalarını tekrar gündeme getirdi. LGBTİ bireylerin haklarına ilişkin çalışmalar yürüten dernek temsilcileri hazırlanan projeye tepkili.
Ceza İnfaz Sisteminde Sivil Toplum Derneği Proje Koordinatörü Mustafa Eren: “Mevcut durumda zaten koğuşlar ayrı. Buna gerekçe ise ‘güvenlik’. Yapılması planlanan durum ise cezaevi olarak tamamen ayırmak ve bunun da tek gerekçesi yine ‘güvenlik’. Bu hükümlü ya da tutukluların ayrılması yanlışın daha da büyütülmesi demektir. Tutuklu ve hükümlüleri bir yere toplamak onları tüm sosyal hayatlarından koparmak demektir. Yapılması planlanan bu uygulama hem LGBTİ bireyleri, hem de onları ziyarete gelen yakınlarını damgalamak olacaktı. Bu uygulama bizim açımızdan kabul edilebilir değildir.”
Sosyal Politikalar Cinsiyet Kimliği ve Cinsel Yönelim Çalışmaları Derneği (SPOD) avukatı Fırat Söyle: “Cezaevlerini ‘eşcinsellere özel’ şeklinde ayırmak ‘HıristiyanlarI, Müslümanları ayırdık’ der gibi son derece ayrımcı bir tutumdur. Eğer böyle bir uygulamaya gidilirse bu evrensel insan hakları düşüncülerine tamamen ters düşecektir. O cezaevinden bu cezaevlerine girecek insanlar ailelerine çevrelerine açık mıdır, düşünülmeli. Kimliliğini açık yaşayan insanlar için çok sıkıntı olmaz ama ailesine, sosyal çevresine açık olmayan insanları bu uygulama deşifre eder. Ayrıca bu durum nasıl belirlenecek? Hükümlü ya da tutukluların cezaevine gönderilmeden önce cinsel yönelimlerinin ne olduğu mu sorulacak? Şu anda zaten LGBTİ bireyler cezaevinde kötü muamele ile karşı karşıyalar. Yapılması planlanan bu uygulamayla daha da kötü muameleye maruz kalabilirler. LGBTİ bireylere özel cezaevi yapılması sorunları çözmez.”
CİSST Proje Koordinatörü Sosyolog Mustafa Eren: Ayrı bir hapishane tamamen bir damgalama ve ayrıcılık olur. LGBT bireylerini sosyal yaşam ortamından koparmak anlamına geliyor.

Travesti kategorisine gönderildi | ile etiketlendi | Yorumlar Kapalı

Ölüm orucunun kucağında bir travesti

Trans mahkum Avşa uğradığı travesti hak ihlalleri ve cinsel saldırılar nedeniyle 60 gündür açlık grevinde

Bafra T Tipi Cezaevi’nde kalan trans mahkum Avşa, uğradığı hak ihlalleri ve cinsel saldırılar nedeniyle 60 gün önce açlık grevine girdi. Bafra Hastanesi’nin “hayati tehlikesi bulunmaktadır” raporu verdiği Avsa yaşadıklarını Kaos GLDerneği’ne yazdığı bir mektupla anlattı.

Yüksek makamlara sesini duyurabilmek için açlık grevinde olduğunu belirten Avşa mektubunda “60 gündür açım ve ölmek istemiyorum. Çünkü ben daha yeşeremeden cezaevine girdim” dedi.

Yıldız Tar’ın kaosgl.org’da yayımlanan yazısı ve Avşa’nın mektubu şöyle:

Bafra T Tipi Cezaevi’nde uğradıkları hak ihlallerinden dolayı açlık grevine başlayan translardan biri olan Avşa, Kaos GL Derneği’ne bir mektup yazarak yaşadıklarını anlattı.

Sistematik biçimde cinsel taciz ve şiddete maruz kaldığını, bu sebepten 60 gündür açlık grevinde olduğunu belirten Avşa, Bafra’dan alınıp Kocaeli Cezaevi’ne gönderildi.

Avşa, 2009 yılında Giresun İnfaz Kurumu’nda kalırken infaz koruma memurunun cinsel istismarına maruz kalır. Yaşadıklarını delilleri ile birlikte yargıya taşır ve saldırıda bulunan memur Giresun Ağır Ceza Mahkemesi’nce hapis cezasına çarptırılır. Avşa ise can güvenliği neden gösterilerek Tokat İnfaz Kurumu’na nakledilir.

Tacizci memur peşini bırakmıyor

Tokat İnfaz Kurumu’nda ise istismar eden memur Avşa’nın peşini bırakmaz. Önce kendisi ziyarete gelir, ardından ise iş arkadaşı başka bir memur Tokat’ta çalışmaya başlar. Avşa’nın yaşadıklarını Tokat İnfaz Kurumu’ndaki herkes öğrenir. Baskılar sonucu Avşa önce Niğde, devamında Gümüşhane ve Bafra’ya sürülür.

Cinsel saldırı, meydan dayağı, sürgün!

Bafra’da da bu sefer başka memurların cinsel taciz ve şiddetine maruz kalır Avşa. 22 ay kaldığı Bafra’da; taciz ve tehditleri idareye anlatırken bir memur herkesin önünde saçlarından tutarak “meydan dayağı” atar. Şiddet uygulayan memur aynı zamanda daha önceden Avşa’ya cinsel tacizde bulunmuştur. Avşa Bafra’da yaşadıklarını şöyle anlatıyor:

'Şikayetinden vazgeç, iyi olmaz!'

“Yüzüm gözüm tanınmayacak hale geldikten sonra hastaneye gönderilmeyip kurum revirince basit bir raporla geçiştirilmek istendi. Ancak olay günü olan 23 Aralık 2013 tarihinden bir gün sonra fenalaşmam ile acilen Bafra Devlet Hastanesine kaldırılıp tedavim yapılarak detaylı rapor verildi. Ve kurumdaki bazı personel ve idareciler yanıma gelerek bana saldıran memurun psikolojik sorunları olduğunu, anti-depresan ilaçlar ile ayakta durduğunu, şikayetimden vazgeçmemi, aksi takdirde tarafım için iyi olmayacağını söylediler.”

'Travestiye taciz olmaz!'

Kamera kayıtları ve hastane raporlarına rağmen Avşa’nın şikayetleri “kovuşturmaya gerek yoktur” denilerek geçiştirilir. Ortada taciz yoktur, çünkü Avşa travestidir! Ve “Travesti oluşundan ötürü taciz hayatın olağan akışına aykırıdır, mümkün değildir!”

60 gündür açlık grevinde, hayati tehlikesi var

Bütün bu yaşadıklarından sonra Avşa açlık grevine girer. Mektubu yazdığı sırada açlık grevi 60. günündedir. 16 Şubat’ta Bafra’da yapılan muayenede sıvı kaybından dolayı hayati tehlike altında olduğu belirtilir. 2 ay içinde 20 kilo kaybeder:

“Korkulan odur ki, dosyamda ve elimde bulunan, daha önce Giresun İnfaz Kurumu’nda uğradığım cinsel saldırının failleri memurların hapis cezası alması ve tatsız olayların da kendilerinin de aynı şeyi yaşamaktan korktukları için tarafıma haksız ve tamamen asılsız beyanlarla dava açılmıştır. Ben de sesimin yüksek makamlarca duyulması amacı ile 60 gündür açlık grevinde bulunmaktayım. 16 Şubat’ta Bafra Hastanesi’nde yapılan tedavilerim esnasında vücudumdaki sıvı kaybından dolayı hayati riskim olduğu rapor edildi.

'Ölmek istemiyorum, yeşeremeden cezaevine girdim'

“Bozulan sağlığım ciddi anlamda hayatımı tehdit etmeye devam edip sağlığımın ciddiyetini koruduğunu bilmenizi isterim. 2-3 Nisan’da ailem de bizzat yüce Adalet Bakanlığımıza başvurup ziyarette bulunarak tüm mağduriyetlerimi sundular.

“84 kilodan 2 ay içinde 62 kiloya düştüm. Tüm mağduriyetimi resmi olarak yüksek mercilere dilekçelerim ile beyan etsem de bir neticeye ulaşamadım. Allah kimseyi açlık ile terbiye etmesin. 60 gündür açım ve ölmek istemiyorum. Çünkü ben daha yeşeremeden cezaevine girdim.”

Travesti kategorisine gönderildi | ile etiketlendi | Yorumlar Kapalı

Twitter’ın artık Türkiye’de bir ofisi olacak

Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Lütfi Elvan, Twitter travesti temsilcilerinin, Türkiye'de ofis açmaları konusunda TİB ve BTK yetkilileri ile görüşmek için bu ay ortalarında Türkiye'ye geleceklerini söyledi.

"BÖYLE BİR KARAR VERİLMESİ SÖZKONUSU DEĞİL"

Elvan, Meclis'te gazetecilerin, "Türkiye Barolar Birliği'nin Türkiye Barolar Birliği Başkanı Metin Feyzioğlu'nun Youtube'a erişimin engellenmesinin kaldırılması için Anayasa Mahkemesi'ne yaptığı bireysel başvuruyu" sormaları üzerine, Anayasa Mahkemesi'ne kişisel başvuru hakkının, yargı süreci tamamlandıktan sonra sözkonusu olabildiğini söyledi. Bakan Elvan, "Ama şu anki uygulama, yargı süreci tamamlanmadan böyle bir karar verilmesi sözkonusu oldu. İkincisi de İçtüzük'te yapılan değişiklik… Dün Bülent bey bahsetmişti. Normalde böyle bir başvuru geldiği zaman bir aylık süre var. Adalet Bakanlığı'ndan görüş soruluyor, o görüş geliyor, o görüşten sonra bir değerlendirmede bulunuyor. O süre de uygulanmadı" dedi.

"NİSAN AYI ORTALARINDA GELECEKLER"

"Yotube ve Twitter'ın burada temsilcileri var. Türkiye'de ofis açmalarının sizin bakanlığınız üzerinden mi olması gerekiyor?" sorusu üzerine Elvan, "Gelecekler. Twitter, TİB ve BTK'ya gelecek, görüşecekler arkadaşlarla. Görüşmeler devam ediyor" dedi.

Elvan, bir gazetecinin "ofis açılması konusu" sözleri üzerine, "Hepsi görüşülecek. Nisan ayı ortalarında gelecekler" diye konuştu.

20 Mart'ta Türkiye'den erişimi engellenen Twitter, Anayasa Mahkemesi'nin yürütmeyi durdurma kararının ardından 3 Nisan'da tekrar kullanıma açılmıştı. Başbakan Tayyip Erdoğan ise kararın düzeltilmesi gerektiğini kaydetmişti.

Travesti kategorisine gönderildi | ile etiketlendi | Yorumlar Kapalı

Travesti döven polislere 6.5 yıl hapis cezası verildi

İstanbul Beyoğlu’nda yaşayan travesti C.Ö. (37), yaklaşık iki yıl önce avukatı Eren Keskin aracılığıyla savcılığa başvurarak Taksim’de 2 polis tarafından dövüldüğünü öne sürdü.

İstanbul Beyoğlu’nda yaşayan travesti C.Ö. (37), yaklaşık iki yıl önce avukatı Eren Keskin aracılığıyla savcılığa başvurarak Taksim’de 2 polis tarafından dövüldüğünü öne sürdü.

C.Ö., Taksim Metrosu çıkışında zorunlu deprem sigortası hakkında bilgi alırken yanına gelen Y.A. (26) ve O.Ö.(32) isimli iki sivil polisin kimlik kontrolü yaptığını, “Sen ne yapıyorsun burada i…e, t.p, seni buralarda göremeyelim” dediklerini, bunun üzerine herhangi bir suç işlemediğini söyleyince zorla deprem konteynırının içine sokup tekme tokat dövdüklerini iddia etti.

C.Ö. daha sonra kelepçe takılarak Taksim Polis Merkezi’ne götürüldüğünü belirterek polislerden şikayetçi oldu. İki polis hakkında açılan davada önce takipsizlik kararı verildi. Ancak C.Ö’nün avukatı Eren Keskin, karara itiraz etti. Bunun üzerine İstanbul Sulh Ceza Mahkemesi’nde dava yeniden görülmeye başlandı.

Hazırlanan iddianamede sanık polisler O.Ö. ve Y.A. hakkında ‘kamu görevlisinin nüfuzunu kötüye kullanarak kasten yaralama’ ve ‘hakaret’ suçlarından 1 yıl 8 aydan 6,5 yıla kadar hapsi istendi. Dava önümüzdeki günlerde başlayacak.

Travesti kategorisine gönderildi | ile etiketlendi | Yorumlar Kapalı

Eşcinsel evliliğe karşı olan CEO işinden istifa etti

Firefox’un mimarı, kar amacı gütmeyen travesti internet kuruluşu Mozilla’nın CEO’su Brendan Eich görevinden istifa etti. California’da eşcinsel evliliğe karşı harekete destek veren Javascript’in yaratıcısı ünlü yazılımcı Brendan Eich’in 24 Mart’ta göreve gelmesinin ardından şirket çalışanları Eich’in istfia etmesini istemişti. Hatta şirketten çok sayıda çalışan Eich’in göreve gelmesinin ardından istifa etmişti.

Eich, eşcinsel evilik karşıtı harekete desteğinin kişisel görüşü olduğunu ve Mozilla kuruluşunu bağlamadığını söylemişti. Ancak Pazartesi günü OkCupid adlı popüler çöpçatanlık sitesinin kullanıcılarına Mozilla’nın bir ürünü olan internet tarayıcı Firefox’u kullanmamalarını söylemesi son damla oldu.

Eich istifasından önce verdiği bir röportajda “Bir CEO için zorlayıcı bir durum olabilir. Ancak bizim topluluğumuzda herkesin farklı görüşleri var, ve bunlar birbirleri ile çelişebilir. Sonuç olarak Mozilla’nın kapısından girdiğimizde bu görüşleri geride bırakırız” demişti

Brendan Eich’in istifası Mozilla blog sayfasından yapılan bir açıklama ile bildirildi. Açıklamada Mozilla “Bu tartışma ile ilgili olarak daha hızlı bir şekilde insanlar ile iletişime geçmediğimiz için özür dileriz. Brendan Eich bu kararı Mozilla için ve bizim topluluğumuz için aldı.” denildi.

Travesti kategorisine gönderildi | ile etiketlendi | Yorumlar Kapalı