Travesti

Travestiler

ankara travestileri

istanbul travestileri

Çankaya Travestileri

travesti ankara

ankara travestileri ankaradaki travestiler istanbul travestileri blogtravesti.com

Travesti siteleri bulmak bazen riskli olabiliyor, eğlenmeye çıktığınız da taksim semti ya da her hangi bir semtte bir çok tehlikelere maruz kalabilirsiniz ve gasp’a dahi uğrayabilirsiniz aslında, peki bu benzeri tehlikelere maruz kalmadan nasıl istanbul travesti bulabilir ve inceleyebilirsiniz? Bunu öğrenmenin tek yolu bizim internet sitemizdir. Çünkü biz internet sitemizde sizler için en kaliteli travestileri seçip bulmaktayız. İnternet sitemiz üzerinden travesti ve istanbul travestileri numaralarına ulaşabilirsiniz. Bu travesti yeni sezon modelleri sizler için seçtiğimiz kaliteli travestiler ve saygıda hiçbir kusur hata yapmayan travestilerdir… Siz kullanıcılarımızın zevklerini her zaman göz önünde bulundurmaktan onur duyuyoruz. travesti bulmak ve onun ile arkadaşlık yapmak tamamıyla kişinin kendi isteğidir. Nerede ve hangi ilde travesti bulmak istiyorsanız sitemizi gezmeniz yeterlidir. Farklı şekilde travesti bulmak için sokaklara çıkıp eğlence mekanlarının önünde yada içinde veya cadde köşelerin de bulmaya çalışıyorsanız ilginç süprizlere de hazırlıklı olmalısınız derim . O yüzden bir an önce evinize bir bilgisayar alıp internet sitemizi sürekli kontrol ediniz. Sitemizdeki tüm modellerimizle lütfen seviyeli konuşmalar yapınız . Vip Blog Travesti üyelerimiz ile travestilerimiz her an yetişkin ve seviyeli beylere arkadaşlık yapmaktadır. Travesti siteleri , istanbul travestileri, Ankara Travestileri, Travestiler, Travesti web siteleri anahtar kelimelerimizdir. Bunlardan arayarak blog travesti sitemize ulaşabilirsiniz.

sitemap Adana Travestileri

Blog Travesti, travesti, travestiler, ankara travestileri, istanbul travestilerinin olduğu web siteleridir.

Ankara Travestileri Antalya Travestileri Eskişehir Travestileri Fulya Travestileri Gaziantep Travestileri İstanbul Travestileri

Travesti Resimlerinin, Bilgilerinin, haberlerinin ve portal sitelerinin yayınlandığı blog sitedir.

İzmir Travestileri Kadıköy Travestileri Samsun Travestileri Travesti Blog Travesti Go Travestiler

Travesti kelimesini açıklayan kelime şu şekilde tanımlıdır, kadın elbisesi giyen ve kadın gibi davranan kişilere verilen ortak ad travestidir.

Travestileri Travesti O Travesti Resimleri Travesti Siteleri Travesti Haberleri Travesti Bilgileri
travesti
travesti

Travesti ve gay bireyler cezaevlerinde kötü muamele gördüklerini söylediler

Travesti ve gay bireyler cezaevlerinde kötü muamele gördüklerini söyledilerLGBTİ'lerin hapishanelerde yaşadıkları sorunlar, dün CİSST, Kaos GL ve Pembe Hayat derneklerinin ortaklaşa düzenlediği panelde tartışıldı.Yeni Güvenlik Yasası, "pembe" cezaevi ve ayrımcılık karşıtı yasa tasarısında cinsel yönelim ve cinsiyet kimliğinin yer alıp almayacağı tartışmaları sürerken LGBTİ'lerin ceza infaz sisteminde karşılaştıkları sorunlar ve bu sorunlara öneriler "Hapishanede LGBTİ Olmak" panelinde konuşuldu.
 
Ceza İnfaz Sisteminde Sivil Toplum (CİSST) Derneği'nden Zafer Kıraç kendi çalışmalarını, yaptıkları saha araştırmalarını ve konuyla ilgili uluslararası standartları aktardı. Pembe Hayat LGBTT Dayanışma Derneği'nden Buse Kılıçkaya ve eski bir trans erkek mahkûm olan Deniz ise cezaevlerinde kendi karşılaştıkları sorunlar üzerinden deneyimlerini paylaştı.
 
"Türkiye cezalandırıcı dediğimiz bir adalet sistemini seviyor"
 
Zafer Kıraç, Türkiye'deki ceza infaz sisteminin mahpusları zaten potansiyel suçlular olarak algılayan ve hapishanelerde de cezalandırıcı yöntemlerle karşı karşıya bırakan bir yapısı olduğunu vurguladı. Türkiye'de insanların iki yere kendilerinin asla "düşmeyeceklerini" düşündüklerini belirten Kıraç, bu mekânların hapishaneler ve akıl hastaneleri olduğunu söyledi.
"Hepimizin, herkesin gidebilme ihtimali olan bir yer hapishane. Bu mekânların ve buralarda bulunan insanların bizlerden bu kadar izole edilmesine izin vermemeliyiz. Cezaevlerinde bulunan insanların üçte biri tutuklu ve bunların da %50'si adalet sistemince suçsuz bulunanlar. Ancak Türkiye'de yargılama sürecinin uzunluğu bu tutukluluk sürelerinin 3 yıl ya da 5 yıl devam etmesine sebep oluyor."
 
CİSST olarak bir yıl önce "Özel İhtiyaca Sahip Mahpuslar" araştırmasını yaptıklarını belirten Zafer Kıraç, sonuçların ve önerilerin bir kitap olarak yayınlandığını ifade etti. Bu araştırmada LGBTİ mahpuslara yönelik Adalet Bakanlığı'na bilgi edinme başvurusu dâhilinde sorular yönelttiklerini ve resmî cevap aldıklarını söyledi, verileri paylaştı.
 
"Erkeklerin beni aramasını istemiyorum diyerek cinnet geçirdim"
 
Pembe Hayat'tan Buse Kılıçkaya 2001 ve 2008 yıllarında "polise direnmek" suçlarından ceza aldığını ve farklı cezaevlerinde tutuklu bulunduğunu anlattı.
Ceza infaz memurları tarafından sürekli tacize, psikolojik işkenceye ve tehdide uğradığını belirten Buse Kılıçkaya deneyimlerini şöyle aktardı:
 
"Beni tuttukları yer bir tecrit hücresiydi. Erkekler kısmında tek kişilik bir odadaydım. Ceza infaz memurları gece bir anda kapıyı açabiliyorlar, beni yukarı yanlarına davet edebilme, tecavüz girişiminde bulunma cesareti gösterebiliyorlardı. Banyodan haftada 1 gün yararlanma hakkı tanıyorlardı. Havalandırmaya çıkma hakkım yoktu, engelliyorlardı."
 

Eşcinsel travesti öğretmene küçük öğrencisinden anlamlı mektup

Eşcinsel travesti öğretmene küçük öğrencisinden anlamlı mektup"Siz harika, zeki ve cesursunuz..." Bu sözlerin sahibi 9 yaşındaki küçük kız İngiltere \'de günün konusu oldu. Çünkü mektubu yazdığı kişi, eşcinsel olduğunu açıklayan öğretmenleriydi.

Hürriyet\'in haberine göre mektubu Pink News isimli internet sitesinde paylaşan ilkokul öğretmenine yazılan mektubun hikayesi ise şöyle; Öğretmen, öğrencilerine "gay, eşcinsel, travesti " kelimelerinin bir hakaret olarak kullanılıp kullanılmadığını sordu. Bunun üzerine bütün öğrenciler ellerini kaldırınca "Eşcinsellerin kötü insanlar olduğunu düşünenler kimler?" şeklinde bir soru yöneltti.

Bunun üzerine okul müdürüne gidip eşcinsel olduğunu söylemesinin sakıncası olup olmadığını soran öğretmen "söyleyebilirsin" yanıtını aldı. Sınıfa eşcinsel olduğunu söyleyen öğretmen ayrıca bunu öğrencileriyle konuştu.

Ancak o dersin ardından öğretmeni ağlatan, çok duygusal bir mektup geldi. Mektupta şunlar yazıyordu:

"Eşcinsel de travesti de olsanız size her zaman davrandığım gibi davranacağım. Sizin hakkınızda bugüne kadar ne düşündüysem onu düşünmeye devam edeceğim. Bana sizi sorsalar, harika, inanılmaz, zeki ve cesur" biri olarak tanımlarım. Size cesur dememin sebebi ise bu kadar kişisel bir sırrınızı paylaşmanız. Bu sizin cesur olduğunuzu gösteriyor. Ayrıca sakın korkmayın çünkü sınıftaki herkesin benim gibi hissettiğini biliyorum.

Sizinle gurur duyan öğrenciniz..."

Travesti ve hayat kadınlarına sokakta ceza uygulaması

Travesti ve hayat kadınlarına sokakta ceza uygulamasıİstanbul LGBTİ'den seks işçisi trans aktivist İlayda 17 Aralık Dünya Seks İşçilerine Yönelik Şiddetle Mücadele Günü dolayısıyla KaosGL.org' konuştu: "Devlet götümüzün vergisini sokakta alıyor. Şiddete karşı güvenli çalışma alanları istiyoruz!"

Bugün 17 Aralık Dünya Seks İşçilerine Yönelik Şiddetle Mücadele Günü. Dünya genelinde seks işçileri sistematik şiddete maruz kalıyor, yasalar ve toplum eliyle meslekleri kriminalize ediliyor. "Genel ahlak" seks işçilerini güvencesiz koşullarda, yaşam tehditi altında çalışmaya itiyor.
 
Türkiye'de de seks işçilerine dönük şiddet bitmek bilmiyor. Hükümet, seks işçilerine dönük şiddeti değil "fuhuşu bitirmeyi" önüne görev olarak koyuyor. Sistematik olarak kesilen para cezaları ise "fuhuşu bitirmek" bir yana güvencesiz çalışma koşullarını arttırıyor.
 
Seks işçilerine dönük bütün bu şiddet politikalarını İstanbul LGBTİ Dayanışma Derneği'nden seks işçisi trans aktivist İlayda ile konuştuk.
 
"LGBTİ hareketi sayesinde seks işçilerine ve translara şiddet görünür hale geldi"
 
Devlet ve devlete bağlı kolluk kuvvetlerinin sistematik şiddetinin yıllardır seks işçilerini ve transları hedef aldığını hatırlatan İlayda şunları kaydetti:
 
"Yirmi yıldır mücadele eden ve gittikçe güçlenen LGBTİ hareketi sayesinde seks işçilerine ve translara dönük şiddet görünür hale geldi. Şiddete ilişkin açıklanan rakamlar buna rağmen hâlâ daha buzdağının görünen kısmı. LGBTİ ve seks işçiliği örgütlerinin ulaşamadığı birçok şiddet olayı da yaşanmaya devam ediyor." blog travesti
 
İlayda seks işçilerine dönük şiddete karşı açılan davalarda da sonuç alınamadığını söylüyor. İlayda'ya göre bu sebepten ötürü birçok seks işçisi dava açmaktan vazgeçiyor:
 
"İzmir'de bundan travesti yıllar önce dört beş trans seks işçisinin yaşadığı yere bir grup saldırdı. Polis arandı ve polis 5 saat sonra olay yerine gelebildi. Grup evlerimizin kapılarını kırdı, evleri dağıttılar. Yasa uygulayıcı ve kolluk kuvvetlerinin arka çıkması sonucu, saldırganlar bir ifade verip kurtuldu."
 
"Türkiye Cumhuriyeti değil, Türkiye Polis Devleti denilmeli"
 
İzmir, Mersin, İstanbul ve Antalya gibi birçok yerde seks işçiliği yapan İlayda, "Bu ülkeye Türkiye Cumhuriyeti deniyor ama buraya Türkiye polis devleti denilmeli. Polis istediği an istediğini yapabiliyor. Yasa filan kimsenin umurunda değil. Suç addedilen meselelerde polisin yapabilecekleri bellidir ancak bu ülkede hiç de belli değil. Her an her şeyi yapabiliyorlar. Devletin translara ve seks işçilerine karşı başlattıkları gizli savaş sonucu her an her yerde gözaltına alınabilirsiniz. İtiraz ettiğinizde ise kendinizi nezarethanede bulup, 'görevli memura muka

Travesti ve kadınların estetik tutkusu nereye gidiyor

Travesti ve kadınların estetik tutkusu nereye gidiyor Öncelikle "estetik" kelimesinin geçmişini inceleyelim. Yunanca aisthesis' kelimesinden gelmiştir. travesti Duyum, duyular, algı, duygu ile algılamak gibi anlamlar taşır. "Estetik" kelimesini bir bilim olarak ilk ortaya atan alman düşünür "Alexander Baumgarten"'dir. Estetik; güzellik bilimi ya da güzeli ve güzel sanatların doğasını inceleyen bilim dalı olarak tanımlanabilir. Estetik; nesneleri değerlendirme, insanlar üzerinde yarattığı duygulanım ve duygulanımların amaçları ve sonuçları üzerinde tartışan bir felsefe dalı haline de gelmiştir. "Cerrahi" ise hastalıkların ameliyat ile yapılan tedavilerin bütünüdür. Beyin cerrahi, kalp damar cerrahi, üroloji, genel cerrahi, ortopedik cerrahi gibi tüm cerrahi dallar bölümleri ile organların hastalıklarını ameliyatla düzeltirler. Peki, "estetik" kelimesi "cerrahi" kelimesinin önüne gelirse ne anlarız. "Estetik cerrahi", vücut imajımızın fiziksel olarak hoşa gitmeyen bölümlerini cerrahi olarak düzeltir. Modern istanbul travesti estetik cerrahinin geçmişi 100 yıldan fazla değildir. Gelişen anestezi yöntemleri ile ameliyatların riskleri azalmış ve gelişmiş ağrı kesiciler sayesinde hastalığa bağlı mecburiyet olmadan, sadece güzel görünmek için ameliyat olmak, hayatımızın bir parçası haline gelmiştir. Estetik cerrahide insanların kendi vücudunu daha estetik hale getirerek, onların daha mutlu olmalarını sağlıyoruz. Estetik cerrahın, insanların daha güzel görünmek için cerrahın kendi estetik bakışına göre yaptığı operasyonlar, ortaya koyduğu sonuçlarını kişinin ve çevresindekilerin beğenisine sunması, estetik cerrahı bir sanatçı yapmaktadır. Estetik cerrah, insanların kemik, kıkırdak, cildiyle heykel ve resim yapmaktadır. Ben çevremde kendi değer yargılarıma göre estetik bulduğum yani bende hoş duygular uyandıran fiziksel güzelliğin detaylarını incelemekte ve çıkarttığım sonuçlar ışığında operasyonlarımı gerçekleştiriyorum. Estetik operasyon olmaya karar vermiş kişilerin istekleri doğrultusunda planlanan operasyonda, kişinin hiç düşünmediği ayrıntılarda estetik cerrah kendi yorumlar, beğenisi ile hareket etmektedir. Burnunu güzelleştirmek isteyen bir kişi burnumu biraz ucunu kaldırın ve kemerini alın derken; burun ucundaki çıkıntıların belirginliği, birbirinden uzaklığı gibi yüzlerce ayrıntı konusunda yeterli bilgiye sahip değildir. Bu ayrıntılar üzerindeki yeterli durulmasa yandan güzel ama önden çirkin bir burun ortaya çıkabilir. Bir anlamda estetik cerrahın operasyonlarını kendi "estetik anlayışı" yönlendirmektedir.
Estetik cerrahın doktorluk bilgilerinden farklı olarak bu sanatçı kimliği ile güzeli iyi analiz edip "objektif estetik görüşünü" sürekli geliştirmelidir. Aristoteles sanatın bir taklit olduğunu; sanatçının olayların ve varlıkların özündeki ideali, fi

Travesti bizim haklarımızı savunmak cesaret ister

Travesti bizim haklarımızı savunmak cesaret isterTravesti bizim haklarımızı savunmak cesaret isterArınç'ın konuşmasındaki maksadı belki de vekillerin verdiği tepkilerden okuyabiliriz. Vekiller konuşmaya utangaç gülüşmeler ve kahkahalarla yanıt verdi. Show tamamlanmıştı. Komedi unsuru travesti ler incelikli bir söz sanatıyla Meclis'in gündemindeydi işte… Aralık ayı Meclis açısından her zaman kritik bir ay olmuştur. Bir senenin bakiyesinin masaya yatırılmasından değil, yeni senenin bütçesinin belirlenmesinden ötürü çok sert tartışmalar her daim yaşanır. Geçmişe dönük özeleştirel bir bakışın, yapılan işlerin değerlendirilmesi kültürünün eksikliğinden olsa gerek; yeni senede kime ne kadar para verileceği uzunca süre tartışılır. Nelerin eksik ya da yanlış yapıldığı ise Meclis kürsüsünde muhalefetin zorlamasıyla çok kısa süre yer bulur. "Milletimizin vekilleri" millet adına ne yaptıklarının hesabını çok vermez de, neler yapacaklarının vaatleriyle yeni bütçeyi belirlemeye uğraşır.
Bütçe görüşmeleri bir travesti yandan da, yeni dönemde Meclis'in siyasal tutumuna ilişkin ayna vazifesi istanbul travestileri
görür. Savunmaya ne kadar para gidecek? Eğitim bütçesi ne olacak? Sağlık bütçesi ne durumda? Ama vekiller için illa ki en önemli soru: Milletvekili maaşlarına ne kadar zam gelecek? Tariz ustası Arınç'tan "olgunluk" gösterisi
Bütün bu "mühim" tartışmalar hararetlenmişken Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, ortamı yumuşatmak için bir komedyen edasıyla espri üstüne espri yaptı geçenlerde. Farklı siyasal tutumlardan ana akım medya da bu konuşmayı alkışlarla yansıttı. Nihayetinde Meclis'in gergin ortamında alışık olmadığımız bir "olgunluk" örneğiydi bu konuşma.
Peki "alışık olmadığımız" neydi? Arınç'ın konuşmasında alışık olmadığımız bana kalırsa söz sanatlarından birinin incelikli kullanımıydı. Sözü eğip bükmede, hakikati buğulu aynaların süzgecinden geçirerek görünmez kılmada usta bir siyasetçi olan Bülent Arınç, tariz sanatının en ince örneklerinden biriyle karşımızdaydı! (Tariz nedir diye sorarsanız az önceki cümlem de bu sanata örnek teşkil edebilir. Ama en yaygın tanımına göre tariz, kapalı bir biçimde, dolaylı olarak söz söyleme, taşlama, sözün ya da kavramın gerçek ve mecazlı anlamı dışında büsbütün tersini kastetmek)
Dolaylı anlatımlar yerine doğrudan yalana başvurulmasına alışık olduğumuz Meclis kürsüsünden bir hoş tını olarak, söz sanatlarına başvurulan bir konuşma duymak kulaklarımızdaki pası pek de silmedi. Zira Arınç'ın konuşmasında orijinal olan pek bir taraf da yoktu. En azından translarla ilgili sözleri, duya duya kulaklarımızda bağışıklık yaratacak kadar çokça yinelenen bir teraneden öte bir mana taşımıyor.
Ne demişti Arınç?
LGBTİ haklarını savunan, Mecli

Travesti , devletin değil halkın divasıdır

Travesti , devletin değil halkın divasıdırTravesti , devletin değil halkın divasıdırBülent Ersoy'un mirasını Türk Eğitim ve Diyanet Vakfı arasında pay edeceğini duyduğumda, "bu ne sorumsuzluk, o mirasta binlerce trans bireyin de hakkı var" şeklinde garip bir tepki verdiğimi fark ettim. Biraz irdeleyince bu tepkimde hukuken olmasa bile mantıken haklı olduğum sonucuna bile vardım. Nitekim sosyal medyadaki yorumlarda da ağırlıklı olarak trans bireylerin sitemleri vardı. Örneğin şu yorum Bülent'in travesti bireylere yönelik kayıtsızlığının özeti gibiydi: "Havaalanında karşılaştım. Sevinçle yaklaşıp 'hayranınızım' diyerek sarılmak istedim. 'Git başımdan, git başımdan' diyerek azarladı beni." Türkiyeli translar Bülent Ersoy sitemlerinde yerden göğe kadar haklı aslında. Şöyle ki hayatta olanlarının neredeyse tamamı Bülent Ersoy'dan esinlenerek, dahası cesaretlenerek, istanbul travestileri cinsel kimlik dönüşümü kararı almıştır. Bülent Ersoy bu ülkedeki travesti bireylerin ilk ve tek özdeşim kaynağı, yegâne idolüdür. Öyle ki "Bir ben, bir Bülent Ersoy" sözüne sebep olmuştur. Zeki Müren'in travesti ve trans kadınlar açısından bu derece bir etkisi yoktur örneğin. "Paşalık" taltifiyle daha çok "devlet"in sanatçısıdır o. Cenazesinin devlet töreniyle kaldırılmış olması bunun ispatıdır. Bülent ise halktır. Bir nevi zencidir, ötekidir. Zeki gibi paradigmayla bütünleşemediği gibi, o paradigmayı alabildiğine ihlal etmiştir. O yüzdendir ki darbe rejiminin istenmeyenleri arasına girmiş, yasaklanmıştır. Bazı rejim kalemşörlerinin evliliği üzerinden döktükleri nefret söylemleri de boşuna değildir. Nitekim imdadına yetişip onu kısmen legal hale getiren Özal da aslında bazı açılardan Bülent'e benzemektedir ve aynı kalemşörlerin hışmına uğramıştır. O da halktan gelmiş ama "rejime" ve sahiplerine pek yaranamamıştır. Dedik ya Bülent halktır. Aykırı evlilikleri, söylemleri, şaşası ve hatta türbanıyla... Kimi zaman da "oğlum olsa askere yollamam" türü cesur çıkışlarıyla. Kusursuz Klasik Türk Müziği eğitimine rağmen devletin gözünde arabesktir. Kısacası Seda Sayan'ın İbrahim Tatlıses'in halası, devletin değil, halkın Diva'sıdır. Rejimin sınırlar çizerek kabul ettiği bir kadındır ama asla bir "cumhuriyet kadını" değildir. O da bunun farkında olduğu ve günümüze kadar bu durum süregeldiği için rejimle benzer bir sorunu olduğuna inandığı Recep Tayyip Erdoğan'a destek vermektedir.
"Ben sizin Bülent'inizim" diyen Diva, nedense trans kadınlarla arasına aşılmaz duvarlar örmüştür hep. Peki neden? Ben şahsen bunun bireysel bir tercih ya da bir tür şöhret planlaması olduğu konusunda şüpheliyim. Cinsel eğilimini hiçbir zaman dile getirmeme karşılığında Zeki'yi paşalıkla ödüllendiren rejim, Bülent'e de bir yere kadar müsaade etmiştir diye düşünüyorum

Travesti , koskoca evrende bir noktayı kaplayabilmek

Travesti , koskoca evrende bir noktayı kaplayabilmekTravesti , koskoca evrende bir noktayı kaplayabilmekGeçenlerde çarkta bir travesti nin Suriyeli bir mülteciyle tartıştığını gördüm. Yanlarına gittikten sonra sorunun tamamen eğitim hatasından geldiğini anladım. Mülteci bir travesti ile seks yapmak istiyor belli… Ama bizim kız delirmiş! "Anne şunu başımdan al, öldüreceğim şu mülteciyi" filan diye bağırıyordu. Kız uzaklaştı. Adam muhtemelen kıza sorduğu soruyu bana da sordu: "Top musunuz?" Aslında adamın niyetini anladım. "Evet", dedim. Adam çok sevindi, topları çok sevdiğini anlatmaya çalıştı. Afrika'daki birçok Müslüman ülkede olduğu gibi, Hocaefendi Suriye'de de Türkçe'yi öğrettiğinden olacak bizleri de "top" diye öğrenmiş. Nerden bilsin elin mültecisi, öyle öğretmişler.
Ay çocuğa bir baktım, büyük ikramiye gibi. Parası azmış ama ince bıyığın altında kalın dudaklar, geniş omuzlar, uzun boy, altında da kalite sayılabilecek bir eşofman giyinmiş. Yeme de yanında yat, anlayacağınız. Ayrancı'da oturabilmeyi başarmış filan. Sanırım vatan hainidir…
travesti Bizim cart curt kızlar onu bana bırakmazdı ya Hocaefendi'nin Türkçesi sayesinde bana kaldı istanbul travestileri
çocuk. Valla bizim kızlar "top" denmesine çok kızıyor bunu bilin. Orada burada "top" diye konuşmayın. Ama bana diyebilirsiniz. Çok "top" deme ihtiyacınız varsa bana diyin kızlara demeyin. Aman var ya Allah korusun! Çocuğun davranışlarına, seksine şahit olurken psikolojisini anladım. Davranışları bir travesti gibi. Aklınıza hemen ibnelik gelmesin ayol çocuk digin değildi. Ayrıca çok iyiydi.
Savaş psikolojisi değişik bir şey. İnsan muhtemelen hayata, insanlara, dünyaya, geride bıraktıklarına, ülkesinde yaşadığı yaşama bakıyor sürekli. Bana çok zengin olduğunu ve normal bir erkek olduğunu söyledi. Tabi beni sikenlerin hepsi normaldir. Ben bir sorun bulmam ama hepsi bana normal olduklarını ısrarla anlatırlar. Bu beni sikmeyle yaşanılan bir his sanırsam. Birisi sizi siktikten sonra "Ben normalim" diye anlatıyor mu bilmem ama beni siken her erkeğin seksin hemen sonunda normal olduğunu söylemesi bir ayindir. Ben de teselli ederim. Normalsin aslanım, derim.
O normal nedir, ben de çok merak ediyorum. O normal erkek kalıbını bir görsem, şablonu alacağım ve bana "Normal miyim" diye soranlara hemen göstereceğim. O şablon erkeği bir görsem ben zeki kadınımdır, hemen öğrenirim.
Neyse kızlar, bizim mülteci çocuğa dönersek; o da benim gibi çok yorgun belliydi. Son işim olsun, dedim ve az Türkçeli bir muhabbet başladı. Bana yersizliğini, yurtsuzluğunu, ünvansızlığını anlatmaya başladı. "Eskiden ben" diye başlayan cümlelerinin benim yaşadıklarımla bire bir uyuştuğunu fark ettim. Ben eskiden de iyi bok değildim ya neyse… Travestiler de böyle şeyleri çok anlatır. Bir mülteciyle aynı sorunl

Travesti , bir annenin ölen oğluna mektubu

Travesti , bir annenin ölen oğluna mektubuTravesti , bir annenin ölen oğluna mektubuArtık anlıyorum ki hakkında şikâyet edebileceğiniz şeylerinizin olması bir lüks. Reddedecek ya da başkasına verecek bir şeylerin olması bir hediye aslında. Aylarca işsiz kalan biri ile sohbet ederseniz göreceksiniz ki bir önceki işindeki ucuz diş sağlığı sigortasından şikâyet etmeyecektir. Gay, travesti çocukların anne-babaları cömertçe kutsanmış kişiler. Gay olan çocuklarını sevmeye ya da sevmemeye karar verme lüksleri var çünkü hala gay bir çocukları var. Ama bizim gibi gay çocuklarını AIDS, bağımlılık ya da intihar gibi sebepler ile kaybetmiş kişilerin artık böyle bir lüksü yok." ABD\'li Linda Robertson, dinine çok bağlı ve bütün hayatını İncil\'in öğretilerine göre ( ya da İncil\'in öğretilerini kişisel olarak yorumladığı şekle göre diyelim) yaşayan bir anne. 2001 yılı Kasım ayında 12 yaşındaki oğlu Ryan, internet üzerinden yaptıkları bir yazışma esnasında annesine eşcinsel olduğunu söylüyor. "Kafam çok karışık" diyor Ryan, annesi de "Bana dürüst davrandığın için teşekkür ederim" diyor.
Fakat geçen günler ile birlikte Ryan\'ın çok dindar olan anne ve babasını ciddi bir telaş sarıyor. Oğulları için duydukları sevgi bu sefer gene oğulları adına korkunç bir korku ve telaşa dönüşüyor. Eğer hayatını gay olarak yaşamaya devam ederse oğullarının sonsuz lanetten ve cehennem ateşlerinden kaçamayacağından o kadar eminler ki onu bu kaderden kurtarmak için harekete geçmeye karar veriyorlar: "Seni çok seviyoruz ve bu durum çok zor. Tanrı\'nın bu konuda neler söylediğini biliyorsun ve bazı zor kararlar vermek zorundasın. istanbul travestileri
Başkaları da senin geçtiğin bu zor yollardan geçti. Onların hikâyelerini anlatan travesti kitaplar getireceğiz sana. Daha çok gençsin. Cinsel kimliğin değişecek. Lütfen kimseye gay olduğunu söyleme. Eğer İsa\'nın yolundan gitmek istiyorsan kutsallık tek seçeneğin ve bu cinsel kimliğini kabullenmek seçeneklerin arasında değil." Hayatında sürekli kutsal ve ruhani değerlere yer vermek isteyen Ryan sonraki 6 yılı Tanrı\'ya kızlardan hoşlanmasını sağlaması için dua ederek, İncil\'den ayetler ezberleyerek, terapi görerek ve her hafta kiliseye giderek geçiriyor. Anne Linda Robertson, yıllar sonra ölmüş oğlunun arkasından yazacağı mektupta bu dönemi aynen şu şekilde aktarıyor: "Oğlumuza Tanrı\'yı ve onun öğretilerini kendi görüşlerine göre yorumlama şansını hiç vermedik çünkü yapacağı seçimin yanlış olacağından korkuyorduk. Onu, Tanrı ve cinsel kimliği arasında bir seçim yapmaya zorladık ve hiç bitmeyecek bir yalnızlığa mahkûm ettik."
18 yaşına geldiğinde artık intihar eğilimli ve depresif olan Ryan, Tanrı\'nın kendisini asla sevmeyeceğine karar vererek uyuşturucu kullanmaya başlıyor ve evden ayr

Travesti , gerçeğe daha yakın kurulan cümleler

Travesti , gerçeğe daha yakın kurulan cümlelerTravesti , gerçeğe daha yakın kurulan cümlelerNe üstün zekâ, ne hayal gücü ne de her ikisi beraber, bir dahi yapmaya yeter. Sevgi, sevgi, sevgi… İşte bu dehanın ta kendisidir. Çakan şimşeğin gürültüsüyle uyandığında ter içindeydi. Sırılsıklam olmuştu yastığı. Pencerede rüzgârın ıslığı, yağmurun tıkırtısına karışıyordu. Yine aynı düş, yine aynı travesti umarsızlık… Dikkatini biraz dağıtmak umuduyla kalkıp balkona çıktı. Esintiden yalpalayan damlalar hınçla çarpıyordu suratına. Saçlarının ıslanıp dağılmasına aldırmaz görünüyordu. Gecelerine yumuşacık dokunan su perisi, yine uykusunda yalnız bırakmamıştı onu. Su perisi… Ulaşılmazına bu adı bulmak hoşuna gitmişti. Gülümsemeye çalıştı, olmadı. Hiç değişmeden başlayıp hep aynı yerinde bölünen rüyasının etkisindeydi hâlâ. Yıllardır alışamamıştı buna, her seferinde sanki ilk kez görmüş gibi sarsılır, hayra yorsun diye düşünü suya anlatmayı bile geçirirdi aklından. Bu kez farklıydı. Hayattaki tek hasreti, kurduğu cümlelerde gerçeğe daha yakın, güzelliğiyle daha kıyıcıydı sanki.
"Çocukken çok haylazdın Selva. Her seferinde anneni yatıştırmak da bana düşerdi tabii. Ama büyüdükçe duruldun, annen de ben de seni tanıyamıyorduk. Yüzüne tuhaf bir hüzün gelip yerleşti. En ufak şeye kızıp ağlar oldun. travesti Odana kapanıp panjurları indirdin mi kimse istanbul travestileri
yaklaşamazdı yanına. Müziği sonuna kadar açıp saatlerce yerinden kımıldamazdın, hatırlıyorsun değil mi? Üniversiteyi bitirdin, ama o ilk genç kız çağlarının yabanıllığını hiç atlatamadın. Neden peki? Şimdi derdin neyse söyle diyeceğim, yine tersleyeceksin beni, susuyorum o yüzden." "Derdim ne mi? Derdim benim gibi olanların içinde dahi kabul görememek. Derdim sevmek, sevip susmak. Utanıyorum, anlıyor musun? Hayır, anlamıyorsun, anlamayacaksın da. Kendimden kaçabileceğim bir yer olsa keşke, diyorum bazen. Anla, anla artık… Anla ne olur…"
En kıymetli varlığının, karşısında şaşkın, donuk gözlerle bakması daha da çileden çıkarıyordu Selva'yı. Çırpınıyor, ama işitilmiyordu. Her cümlede bir perde daha yükselen sesi hırıltıya dönüyordu sonunda. Tüm umutsuzluğuna rağmen beklemekten vazgeçemediğini anlatabilecek bir kelime yok muydu?
Gölgesine dokunmanın bile mucize olduğu bir periyi öpmek, okşamak… O küçücük ellerin sıcaklığını duyumsayıp, dudaklarının taç yaprakları gibi dokunuşuyla büyülenmek… Gözlerindeki donukluğun yerini sevecenliğin aldığını görünce daha sıkı sarılmak, daha bir bütün olmak… Gerçeğin sancısını kısacık bir an için uyutabilmek… Ne kötü şeydi şu "mümkün kılmak" sözü.
Rüyası gökgürültüsüyle en tatlı yerinde bölündüğü zaman, yastığındaki ıslaklığın gö

Travesti , O herşeyi kendisine göre modernleştirdi

Travesti , O herşeyi kendisine göre modernleştirdiTravesti , O herşeyi kendisine göre modernleştirdiBütün hayatını bir \'performans\' olarak tasarladı. Başarısı hayatı bir travesti sahne olarak görmesindeydi. Tüm Türkiye\'yi okuyup çözümleyecebileceğimiz bir maden Zeki Müren Akşamüstüydü ama hâlâ sıcaktı. Taksiye binip, Bodrum\'da bir yere gideceğim ama o da yok. Durakta, ağacın altındaki banka oturdum. Telaşlı birkaç ayak sesi duyunca başımı kaldırdım. Devasa ölçülere ulaşmış bir beden, yanındakilere dayanarak ilerliyor. Koskoca Zeki Müren, yokuştan inerek yaklaşıyor. Ayağa kalktım, banka davet ettim. Herkesin tahmin edeceği inceliklerle, nefes nefese bir halde teşekkür etti. O ses, o diksiyon, heyecanıma rağmen beni gülümseten nezaket.
"Efendim" dedim, "sizi zaten tanıyoruz, fakat evde de bir anınız anlatılıp durur. 1966 yılı, annem ve babam, sizi bir tiyatroda, Yıldırım Önal\'ın Satıcının Ölümü\'nde görmüşler. Hepiniz izleyiciymişsiniz.istanbul travestileri
Aranızda konuşmalar geçmiş. Annem sizin boynunuzdaki bir kolyeyi beğenmiş. Annenizin olduğunu travesti söylemişsiniz..." "Ah" dedi, "Hatırlamaz mıyım, Ankara\'da, Küçük Tiyatro\'da. Arkamda oturuyorlardı. Oyun geç başladı. O vakit konuştuk. Babanız şöyle çok yapılı, çok yakışıklı. Anneniz minyon. Babanız bir de tekerleme söyledi. Ama ben de altta kalmadım. İki gün sonra bir başka oyunda karşılaştık. Eski Ankara..."
O HAFIZA, O ZEKA
Bodrum\'un uğultusu dindi, benim başımda bir uğultu başladı. Sene 80\'lerin sonu. Zeki Müren, bir oyunda karşılaştığı annemi ve babamı anımsıyor. Olayı anlatıyor. Bir kaç kelime daha konuşuyoruz, bir büyük araba geliyor, onu alıyor, gidiyorlar...
O hafıza, o zeka olmasaydı, şimdi Beyoğlu Yapı Kredi\'de devam eden Zeki Müren sergisinde bir kere daha görülen başarı olamazdı. Çünkü, Zeki Müren 50\'lerde ortaya çıktı ve o tarihlerde yaptıklarını yapmak kimsenin harcı değildi. Arkasında bir sahne geleneği vardı. Ama her şeyimiz gibi o da karmakarışık bir haldeydi. Münir Nurettin Selçuk, sahneyi, \'Batılı\' ve akademik bir şekle sokmaya çalışıyor, onu \'konser\'le bütünleştiriyordu. Müzeyyen Senar ve diğer \'radyoevi\' sanatçıları ise sahneyi değişen toplumun belli bir kesimi için bir eğlence mekanına dönüştürmeye çalışıyorlardı. Bunu başarmışlardı da.
Fakat o sahne her şeye rağmen yavandı. Zeki Müren işe oradan başladı ve bu zorlu meseleyi çözdü. Birincisi, sahneyi kurumsallaştırdı. Onu, popüler bir mekanla akademik bir mekan arasında bir yere oturttu. Sahneye girerken servis duruyordu, o ağır parçalar okuyordu. Herkesi büyüleyip, tam bir huşu içinde kendisine bağladıktan sonra, bir eğlence, hatta Dionisyak bir vecd ortamına çeviriyordu gazinoyu. Fakat daha önemlisi, sahne, Zeki Müren için kendi aykırılığını, ayrıksıl

Türkiye`nin En İyi ve En Kaliteli Travesti Blog Sitesi Blog Travesti

Blog Travesti - Travesti istanbul travestileri travestiler travesti siteleri ankara travestileri

Travesti Travestiler İstanbul Travestileri Ankara Travestileri Travesti Siteleri

Blog travesti , istanbul travestileri, travesti, travestiler, travesti siteleri, ankara travestilerinde bulunan travesti bilgilerini içeren marjinal arkadaşlık sitesidir.

Travesti - Travestiler Blog travesti İstanbul Travestileri Ankara Travestileri

İstanbul Anadolu Yakası Travestileri
İstanbul Avrupa Yakası Travestileri
Ankara Travestileri
İzmir Travestileri
Bodrum Travestileri
Antalya Travestileri
Bursa Travestileri
Erzurum Travestileri
Kocaeli(izmit) Travestileri

Blog Travesti Site Haritası istanbul travestileri Ankara Travestileri Travesti Siteleri Travestiler Travesti Ankara Travesti İstanbul Blog Travesti